Düşmanı Yok, Sayıları Hızla Artıyor, Tehlike Büyük

Akdeniz ve Ege kıyılarında son yıllarda sayıları hızla artan balon balığının, doğal düşmanı olmadığı için deniz canlılarının yanında insanlar için de büyük tehlike oluşturduğu açıklandı

Süveyş kanalının açılmasının ardından Kızıldeniz’den Akdeniz ve Ege Denizi'ne ulaşan balık türleri arasında istilacı tür olarak da bilinen 'balon balığı' denizde ve karada tehlike saçmaya devam ediyor.

Doğal düşmanı yok, hızla çoğalıyor
Doğal düşmanı bulunmayan balon balığı, çok hızlı çoğalması ile dikkat çekerken, balık sezonunun açılması ile Muğla kıyılarında olta balıkçılığı yapan amatör balıkçıların oltalarına mutlaka bu balık takılıyor. Balıkçıların bilinçlendirilmesi ve balon balığı ile yapılacak mücadele hakkında bilgi veren Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Filiz, yakalanan balon balıklarının bir toplama merkezinde imha edilmesi gerektiğini söyledi.

“Ekonomik değeri yok”
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Filiz, balon balıklarının zehirli bir tür olması nedeniyle ekonomik değerinin bulunmadığını söyledi. Filiz, “Akdeniz’de Süveyş kanalının açılmasından sonra oldukça dramatik değişiklikler meydana geldi. Buradan birçok tür Süveyş kanalı vasıtasıyla Kızıldeniz’den çıkıp Akdeniz’e yerleşti. Bunların bazıları ekonomik olarak insanlara yararlı olduğu gibi bir kısmı da zararlı oldu. Balon balıkları bunların başında geliyor. Balon balıkları hem zehirli oldukları için tehlikeli hem de bir ekonomik değerleri yok ve balıkçı ağlarına, balıkçılara maddi zararlar da veriyorlar” dedi.

“Denizler için ciddi bir tehlike”
Balon balıklarının Akdeniz ve Ege Denizi için ciddi bir tehlike oluşturduğunun altını çizen Prof. Dr. Filiz, “Üniversiteler bu türler üzerinde araştırma yapıyor, bakanlık balon balıkları ile ilgili çalışma yapıyor ve tüm Akdeniz’de izlenen bir konu. Biz biliyoruz ki, balon balıkları Akdeniz için ciddi bir tehlike. Doğal düşmanları olmadığı ve zehirli oldukları için sayılarını hızla arttırabiliyorlar. Çok hızlı ve çabuk üreyebiliyorlar ve çok geniş alanlara yayılabiliyorlar. Bu nedenle bilinçli olarak hala bunları izliyoruz. Bunlarla ilgili diğer bir tehlike halk sağlığını ilgilendiren kısmı. Balon balıklarının bünyesinde çok güçlü bir zehir bulunmakta. Geçen günlerde Mersin Bozyazı tarafında karaya vurmuş olan ölü balon balıklarını kedilerin yiyip ölmesi ciddi bir vaka. Dolayısıyla ilgili bakanlıkların aldığı tedbirler aslında çok iyi. Balon balıklarının yakalanması, kıyıya çıkartılması, tüketilmesi ellenmesi dahi yasak. Ama yasaklamakla olay çözülmüyor. Çünkü balon balıkları ağlara takılıyorlar, balıkçı ağlarına takılıyorlar. Balıkçılar bunları öldürüp tekrar denize geri bırakıyor. İşte sorun biraz burada başlıyor. Bunlar denize bırakıldığı zaman bir şekilde karaya tekrar vuruyorlar. Karaya vurduğu zaman bunları kedi-köpek örneğinde oluğu gibi canlılar yiyebiliyor. Ve yiyen canlılar maalesef ölüyor yüksek zehirden dolayı. Dolayısıyla bir zaman sonra bir çocuk da bir ölü balon balığı yiyebilir o da zehirlenebilir. Ciddi bir sıkıntı” dedi.

“Toplama merkezleri kurulmalı”
Balon balıklarının yakalandıktan sonra denize atılmasının da tehlikeyi önlemediğini belirten Filiz, “Bunun bir an önce engellenmesi için adım atılması gerekiyor. Bu adımı da üniversiteler, ilgili bakanlıklar, kurumlar bir araya gelerek bir an önce yapmalı. Bu adımlar ne olabilir. Bu balon balıkları illaki yakalanacak, Tekneden itibaren ellenmeden uygun şekilde poşetlenmeli. Bu biriktirilen balon balıkları karaya çıkarılan yerlerde bir yer oluşturulmalı. Daha sonra bu balon balıklarının atıldığı alanlardan bu konuda yetkili kişilerin gelip balon balıklarını alıp uygun bir şekilde bertaraf etmeli. Toprağa gömmek de çözüm olmayabilir. Muhtemelen bunların yakılması, yakılarak yok edilmesi en verimli yöntemlerden birisi olacaktır” dedi.